Vietnam Savaşı

//Vietnam Savaşı

Vietnam Savaşı

Vietnam Savaşı 1955’te başlayıp 1975’te sona ermiştir. Aralıksız tam yirmi yıl süren bu savaşa Amerika son on bir yılda dâhil olmuştur.

Vietnam Savaşı (İkinci Çinhindi Savaşı) 1955-1975 yılları arasında Doğu Bloğunun başını çeken Sovyetler Birliği ile Batı Bloğunun başını çeken ABD güçleri arasında gerçekleşmişti.

 


 

Çinhindi; Laos, Kamboçya ve Vietnam’ı içine alan bölgedir. İngilizlerin ve Fransızların sömürgesi olan Çinhindi, 2. Dünya Savaşı döneminde Japonya’nın hâkimiyeti altındaydı. Fakat Japonya, 1945 yılında savaşta yenileceğini anlayınca, buradaki milliyetçi duyguları körükleyerek, bölge halkını silahlandırdı.

Çinhindi’de üç bağımsız devletin; Vietnam, Laos ve Kamboçya’nın kurulduğunu ilan ederek, Vietnam’ı İmparator Bao Dai’nin yönetimine bıraktı ve çekildi.

 


 

1945 yılında İngilizler ve Fransızlar bölgeye tekrar girdiler. Bölgedeki Fransız sempatizanlığından faydalanmak isteyen Fransa, burada Sovyetler Birliği ve Çin’in yaymaya çalıştığı komünizme karşı büyük mücadele vermişti. 1954’te komünist lider Ho Şi Minh liderliğindeki komünist güçler, Vietnam’da Fransızları bozguna uğrattılar.

 


 

Fransa’nın Vietnam’dan çekilmesinin ardından ülkede komünistler ve milliyetçiler arasında büyük kargaşalar çıktı. Bu çekişmelerin sonunda, Birleşmiş Milletler Vietnam’ın, Kuzey ve Güney Vietnam olarak iki ayrı bölgeye bölünmesini kararlaştırdı.

1954 yılında Cenevre Antlaşması ile Laos, Kamboçya, Güney ve Kuzey Vietnam adı altında bağımsız devletler kuruldu.

 


 

Bu yeni devletlerden Kuzey Vietnam komünist rejimle yönetilmekteydi. Kuzey Vietnam’ın iki büyük destekçisi de kendisi gibi komünist rejimle yönetilen Sovyetler Birliği ve Çin’di.

Güney Vietnam ise, 1954 yılından beri ABD tarafından desteklenmekteydi.

ABD Asya’da stratejik bir konumda bulunan Güney Vietnam’ı kendi çıkarlarına uygun buluyordu. Çünkü kalay, kurşun, pirinç, kauçuk gibi ürünler ve ucuz iş gücü Vietnam’ın büyük avantajlarıydı. Vietnam, Amerika için kaybedilecek bir sömürge değildi.

 


 

Cenevre Antlaşması’na göre, 1956 yılında yapılacak referandum ile Kuzey ve Güney Vietnam birleşecekti. Kuzey Vietnam lideri Ho Çhi Minh, Vietnam’ın tamamını ele geçirip, komünist rejimi hâkim kılmak istiyordu. Bu nedenle Güney Vietnam hükümetini devirmek için, 1957 yılı itibariyle terör faaliyetlerine başladı.

 


 

20 Aralık 1960’ta Güney Vietnam yönetiminin yok edilmesi, Kuzey ve Güney Vietnam’ın tekrar birleştirilmesi amacıyla bir örgüt oluşturuldu. “Vietnam Ulusal Kurtuluş Cephesi” kısaca “Vietkong”.

 


 

İki büyük rakip komünist Sovyetlerle, kapitalist Amerika arasında gerek ideolojik gerekse fiziki olarak dünyanın paylaşıldığı yıllardı. (1961)

Amerikan yönetimi, komünizmin Güney Asya’da yayılmasından korkuyordu. Güney Vietnam’ın da düşmesiyle, Asya’nın tamamen kızılların (komünistler, sosyalistler) eline geçeceğine inanıyorlardı. Önlem olarak, komünist Kuzey Vietnam’a karşı, Güneylileri cesaretlendirmek için bir askeri birlik yollamışlardı.

ABD Başkanı Dwight D. Eisenhower’ın gönderdiği askerler Güney Korelileri eğitmek amacıyla orada bulunuyorlardı, herhangi bir mücadeleye girmemişlerdi. John F. Kennedy döneminde asker sayısı 16 bini aşmış ancak yine mücadeleye girmemişlerdi.

 


 

Üç yıl sonra, 1964 Ağustos’unda Kuzey Vietnam devriye botları, Tonkin Körfezi’nde Amerikan savaş gemilerine saldırdı. Bunun üzerine ABD, 1965 yılının şubat ayında Kuzey Vietnam’da “Rolling Thunder” operasyonuyla askeri hedefleri bombaladı. Böylelikle Amerika, Vietnam’da sıcak savaşa girmiş oldu.

 

 


 

Kuzey Vietnam birliklerinin güneye girmesi üzerine Amerika, 1965 Mayıs’ında Güney Vietnam’a 80 bin asker gönderdi. Asker sayısı daha sonraları 300 bini geçti. Amerikan Hava Kuvvetleri, Kuzey Vietnam’a tarihin en büyük hava bombardımanını başlattı. Takip eden birkaç yıl içinde ABD’nin askeri kayıpları dayanılmaz ölçüde arttı.

 


 

Amerikan kamuoyu bu savaşa karşı tavır aldı. ABD’de özellikle büyük şehirlerde ve üniversitelerde büyük protesto gösterileri yapıldı. Gösterilerin yaygınlaşması ABD Kongresi’nin savaşa karşı tutumunu değiştirdi. Batılı müttefik ülkelerin de bu savaşı onaylamaması, ABD yönetiminin işini daha da zorlaştırdı. ABD Vietnam’da hedeflendiği başarıyı gösterememiş, tam bir çıkmaza girmişti.

 


 

Savaşın en büyük utançlarından biri; My Lai Katliamı:

16 Mart 1968’de Amerikan Tümeninin Charlie Bölüğü, Son My yöresindeki My Lai köyü ve köyün çevresine yönelik bir operasyon için helikopterlere bindirildi. Görevleri Vietkong gerillalarını bulmak ve onları yok etmekti.

Sabah saat 08.00’de helikopterler Charlie Bölüğü’nün askerlerini My Lai köyünün biraz uzağına indirdiler. Önce köy topa tutuldu. Daha sonra askerler ateş ederek köye girdiler.

Amerikan askerleri, Vietkonglu gerillaları bulamadılar. Onun yerine insan, hayvan ayırt etmeden bütün canlıları yok ettiler. Yaralıları süngülediler, kadınlara tecavüz ettiler, insanların çocuklarını sakladığı barakalara el bombası attılar, 100’den fazla insanı çukurlara doldurup taradılar.

Katliam dört saat sürdü ve 504 insan öldürüldü. Öldürülenler; kadınlar, çocuklar ve yaşlı erkeklerdi. Ortalıkta gerilla olmadığı gibi, gerilla olabilecek yaşta erkeklerde yoktu. Üstelik hepsi silahsızdı. Amerikan askerleri sivillere, sığırlara, tavuklara, kımıldayan her şeye ateş etmişlerdi. Bundan sonra sıra köyün yakılmasına gelmişti. Cesetler, evler, barakalar, erzaklar ve yiyecekler her şey yakıldı.

Amerika, 504 silahsız sivili katlederek savaş suçu işlemişti. Bu korkunç olay tarihe, “My Lai Katliamı” olarak geçmiştir. Katliamı, bir İngiliz gazeteci ortaya çıkarmış, bir sene sonra ABD Ordusu tarafından kabul edilmiştir.

Bu olayı komuta eden Teğmen William Calley ile birlikte toplam on dört asker hakkında açılan davada askerlerin hemen hepsi beraat etmiş, sadece Teğmen Calley ömür boyu hapse mahkûm edilmiştir.

Daha sonra çok geçmeden Başkan Richard Nixon tarafından çıkarılan bir af ile, cezası üç senelik ev hapsine çevrilmiştir.

 

 

MY LAİ KATLİAMI

 


 

1969 baharında Amerika’daki savaş karşıtı gösteriler şiddetlenmiş, Vietnam’a gönderilen asker sayısı 550 bin kişiyi bulmuştu.

Amerikan Başkanı Richard Nixon, geri çekilme işlemini başlatsa da bombardımanı arttırdı. Bunun amacı Vietnam’ı barışa zorlamaktı.

Amerikan birliklerinin geri çekilmesi 1970’lerde de devam etti. Başkan Nixon hava ve kara operasyonlarını Kamboçya ve Laos içlerine doğru ilerletti. Çünkü bu ülkelerden Vietnam’a gelen desteği kesmek istiyordu. Hiçbir işe yaramayan bu girişimler, savaş karşıtlarını daha da öfkelendiriyordu.

 


 

Savaş karşıtları, 24 Nisan 1971’de Amerika’da ABD tarihinin en büyük politik gösterilerinden birisini gerçekleştirdi.

San-Francisco’da 300 bin, Washington’da 500-750 bin arasında insan gösterilere katıldı.

Ölen askerler onların çocuklarıydı, savaşa aktarılan paralar, onların ödediği vergilerdi. İnsanlar kendi paralarıyla hem kendi çocuklarının hem de suçsuz Vietnamlıların öldürülmesini istemiyorlardı.

Gösteriler daha sonra; vergi ödememe, iş bırakma, askere gitmeme gibi boyutlara ulaştı.

Vietnam’a gitmemek için, askerlikten kaçan Kanada’ya gidenlerin sayısı 72 bin civarındaydı.

 


 

8 Haziran 1972 yılında, Vietnam Savaşı’nın tam ortasında, Trang Bang adında küçük bir köye, Amerikan uçağından dört tane napalm bombası atıldı. Bir tapınağa sığınan bir sürü insan hayatını kaybetti. Bunların çoğu çocuklardı.

Napalm bombası, havadan herhangi bir yere atıldığında derhal patlar, etrafta bulunan her şeyi tutuşturur, yanmakta olan napalm maddesini geniş bir bölgeye yayar. Napalm maddesinin, değdiği her maddeye yapışıp onu hemen tutuşturmak gibi bir özelliği vardır.

Napalm bombası, insanlara ve şehirlere verdiği zararla kalmadı; bitki örtüsü ve tüm besin mahsullerini de yok etti. Vietnam Savaşı doğaya da çok zarar verdi. Vietnam’da yıllarca tarım yapılamadı.

 


 

Amerika sadece napalm bombaları değil; “Agent orange” adlı tehlikeli gaz bombaları da atarak, Vietnam’ı günümüze kadar süren bir faciaya sürüklediler. Bu bomba kas ve vücut bozukluklarına, kansere, sinirsel hastalıklara, bebeklerin doğuştan sakat olmasına, yetişkinlerin ölmesine sebep olmuştur ve hâlâ olmaktadır.

“Agent orange” in (Portakal gazı) görünen etkisinden başka daha korkutucu yanı, insan bedeninde mutasyona uğrama ihtimalinin de olabileceği yönündeki tahminlerdir. Vietnamlı doktorlar, gazın etkilediği insanlarda, hastalığın genetik bir bozukluk haline gelmesiyle diğer nesilleri etkileyebileceğini söylüyorlar. Bu gaza maruz kalan bölge halkının üçüncü kuşağında, bedensel ve zihinsel engelli doğan çok sayıda çocuk var. Ayrıca sadece Vietnamlılar değil, o dönemde o bölgede bulunan Amerikan askerleri de ciddi ölçüde etkilenmiştir.

 

 

NAPALM BOMBASININ ADETA SİMGESİ OLAN FOTOĞRAF

 


 

Nihayet, 27 Ocak 1973 yılında Paris’te “Vietnam Barış Antlaşması” imzalandı. Herkes Amerika’nın, Vietnam macerasının sona erdiğini sanıyordu. Fakat kuzeyli komünistler anlaşma şartlarına uymadılar.

1974’ün başlarında savaş daha da şiddetli bir şekilde patlak verdi. Yıl sonuna kadar yaklaşık 80 bin Güney Vietnamlı hayatını kaybetmişti. Komünist kuzeyliler, ortalığı darmadağın ediyordu. Üstün hava gücüne sahip olmasına rağmen Amerikan Ordusu, Vietnam ormanlarında kuzeyli savaşçılarla başa çıkamıyordu. Amerika, adeta Kuzey Vietnamlıların kum torbası olmuştu.

 


 

“Operation Babylift” yani “Bebek Operasyonu” kamuoyunun pek bilmediği, duymadığı ya da unutulan bir operasyondur.

Savaş sırasında, birçok Güney Vietnamlı kaçmak için umutsuzca çırpınıyordu. Kuzey Vietnamlıların onlara ne yapacakları bilinmiyordu. Vietnamlı anneler evlatlarını Amerika’ya göndermeyi bir umut ışığı, bir şans olarak görüyordu. Başkent Saygon yoğun bombardıman altındaydı. Vietnam’da her taraf yetim, öksüz çocuklarla doluydu. Yetimhaneler de tıka basa dolmuştu. Pek çok aile de çocuklarını açlıktan ya da çatışmalardan ölmesinler diye, yabancı yetkililere teslim etmişti.

 

 

OPERATİON BABYLİFT (BEBEK OPERASYONU)

 

Çocukları bombardımandan kurtarmak ve ABD’nin günahlarını affettirmek için, ABD Başkanı Ford’un talimatıyla 3.300 çocuk uçakla ABD, Avusturalya, Fransa ve Kanada’ya yollandı.

Amerikan World Havayolları, ilk aşamada elli yedi çocuğu 2 Nisan 1975 gecesi acele uçağa bindirerek ABD’ye götürdü. Bu çocuklar daha sonra Amerikalı aileler tarafından evlat edinilerek, büyütüldü.

İnsani girişimler için kamuoyu baskısı altında olan Amerikan Hükümeti, binlerce çocuğu ülkeden çıkarmaya devam etti.

Vietnam Savaşı’nın son günlerinde, askeri nakliye uçakları 3.300 çocuğu ülke dışına çıkardı.

(Daha sonra bu çocukların bir kısmının ABD Ordusu’nda asker olarak yetiştirildiği, Körfez Savaşı, Irak Savaşı ve Afganistan’a gönderildikleri ortaya çıktı.)

4 Nisan 1975 yılında, uçak kalkıştan birkaç dakika sonra düştü. Uçakta 78’i Vietnamlı çocuk, 138 kişi ölmüştü.

Amerikan Hükümeti; Babylift Operasyonu’nun, savaş karşıtlarının ve Amerikan kamuoyunun sakinleştirilmesine yardımcı olacağını düşünüyordu.

Başkan Gerald Ford, bebekler ve çocuklarla dolu bir uçağı karşılarken; San Francisco Havalimanı’nda televizyon kameraları önünde fotoğraflar çektirip, dünya kamuoyuna karşı kullandı.

 

 

BAŞKAN GERALD FORD VİETNAMLI BEBEKLERLE

 


 

30 Nisan 1975 yılında Güney Vietnam’da bulunan son Amerikalılar da başkent Saygon’un komünistlerin eline geçtiği sıralarda, havadan tahliye edildiler.

Dünya kamuoyu birbirini ezerek helikopterlere binen Amerikan askerlerinin çaresizliğine şahit olmuştu.

Güneylilerin teslim bayrağını çekmesinin ardından, Kuzey Vietnam Komutanı Bui Tin şöyle demişti;

“Korkmanızı gerektirecek bir durum yok. Vietnamlılar için, kazanan ya da kaybeden söz konusu değil. Tek kaybeden Amerikalılar. “

1976’da iki devlet birleşerek “Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti” oldu.

 

 

TAHLİYE EDİLEN AMERİKAN ASKERLERİ

 


 

Bu savaş ABD ekonomisini adeta enkaza çevirdi. Savaşın Amerika’ya olan maliyeti 200 milyar dolar olarak hesaplandı.

 


 

Vietnam’da savaş sırasında yaşanan tecavüzler sonucu, Amerikan askerlerinin genetiğini alan 280 bin civarında Vietnamlı çocuk doğdu. Bu çocuklara “American Vietnameese” dendi.

Vietnam Savaşı’nda, yaklaşık 1,5 milyon Kuzey Vietnamlı ve 58 bin 178 Amerikan askeri hayatını kaybetmiş, 1700’e yakın ABD askeri kaybolmuş, yine 300 bin üzerinde ABD askeri yaralanmıştır.

Ölen sivil insan sayısı da yaklaşık 3 milyon civarındadır. Bunların büyük çoğunluğunu Vietnamlılar ve Kamboçyalılar oluşturmaktadır. Yaklaşık 50 bin kadar da Laoslu sivil hayatını kaybetmiştir.

 

 


 

Vietnam Savaşı’nda, Amerika bu ülkeye tam 7 milyon ton bomba attı. O kadar çok bomba atılmıştır ki, hâlâ o bombalardan geriye kalan metalleri toplayıp satmak insanlar için geçim kaynağı olmuştur.

 


 

Vietnam Savaşı fotoğrafçısı olan Nick Ut “Napalm hayal edebileceğiniz en korkunç silahtır. Su 100 derecede kaynar, napalm 800-1200 derece sıcaklık üretir.” demişti. Napalm bombasının sivil halka karşı kullanımı, 1980 yılında Birleşmiş Milletler kararıyla yasaklanmıştır.

 


 

ABD’nin Vietnam Savaşı’na girmesine en büyük sebep olarak gösterilen “Tonkin Körfezi Saldırısı” ile ilgili bir iddia mevcuttur. İddiaya göre Vietkonglular; ABD’ye saldırmış, gemilerini batırmıştı.

Ancak ortada görüntü yoktu, televizyonlarda savaşların an an kaydedildiği bu dönemde hiçbir görüntünün olmaması büyük bir sıkıntıydı. Savaş karşıtları arasında, bu son saldırı haberleri ile fikri değişenler de olmuştu.

2020-08-26T10:24:09+03:0024 Ekim 2018|Savaşlar|Vietnam Savaşı için yorumlar kapalı