Uzay Yarışları

/, Olaylar/Uzay Yarışları

Uzay Yarışları

Uzay yarışı dünyanın iki süper gücü, Amerika ve Sovyetler Birliği arasında Soğuk Savaş döneminde başlamıştır.

Her iki ülke için 1960’lı yıllarda politik ve ulusal bir yarış olarak ortaya çıkmış, 20 Temmuz 1969 yılında Neil Armstrong’un Ay’da yürüyüşü ve Amerika’nın üstünlüğü ile sona ermiştir.

 


 

4 Ekim 1957’de Sovyetler Birliği, ilk insan yapımı uydu Sputnik’i dünya yörüngesine yerleştirmeyi başardı. Bütün dünya şoka girmişti, özellikle de Amerikalılar.

Amerika’da daha iyi konforlu arabalar, televizyonlar, elektronik aletler tasarlanırken, en büyük rakipleri SSCB bambaşka bir boyuta geçmişti. Sovyetler, artık bu attıkları dev adımla Soğuk Savaş’ı kazanabilirdi. Soğuk Savaş’ı kazanmak her iki taraf için ölüm-kalım meselesi haline gelmişti.

Amerika derhal uzay çalışmalarına başladı. Devlet bilimsel araştırmalar yapan şirketlere krediler vermeye başladı. Okullarda fizik, kimya, matematik derslerinin sayısı arttırıldı.

29 Temmuz 1958 tarihinde ABD Başkanı Dwight Eisenhower tarafından NASA kuruldu.

 


 

Sovyetlerin şovu bitmemişti. Sputnik’ten sonra Layka isimli sokak köpeği “uzaya giden ilk canlı” olduğunda yıl 1957’ydi. Layka fırlatmadan birkaç saat sonra hayatını kaybetmişti. Layka’yı yaklaşık 60 köpek testi izledi. Arkasından maymunlu denemelere başlandı. Ve artık sıra insanoğluna gelmişti.

 


 

12 Nisan 1961 yılında Kazakistan’daki Baykonur Uzay Üssü’ndenVostok 1 (Doğu1) roketi uzaya fırlatıldı.

Roketin içindeki 27 yaşındaki Sovyet kozmonot Yuri Alekseyevich Gagarin atmosferin dışına çıkan ilk insan olmuştu.

 

 

LAYKA VE YURU ALEKSEYEVİCH GAGARİN

 


 

Sovyetler Birliği’nin bu çok önemli görevi için yüzlerce kozmonot adayı belirlenmişti. Elemeler sonunda sadece iki aday kalmıştı ve bu görev için seçilen isim Yuri Gagarin olmuştu.

Onun bu göreve seçilmesini sağlayan en önemli etken köylü bir aileden gelmesiydi. Gagarin, kolektif çiftçilik yapan bir ailenin dört çocuğundan biriydi. Bu sosyalizm propagandası için çok güzel bir fırsattı. Basit bir çiftçinin oğlu uzaya çıkan ilk insan olacaktı. Böylece bütün dünya sosyalizmin gücünü görecekti. Ayrıca Gagarin, güler yüzlü ve sempatikti.

108 dakika süren bu tarihi yolculuk, uzaktan kumanda ile idare edilmişti.

Peki Yuri Gagarin uzaya gönderilen ilk insan mıydı? Ya da canlı dönebilen ilk insan mıydı?

 


 

Sovyetler Birliği, Gagarin’den önce ve sonra pek çok testler yapmıştı. Bu testler gizli yürütülürdü. Fakat bazı iddialar ortaya çıkmıştı.

“Kayıp Kozmonotlar” Soğuk Savaş yıllarının en büyük gizemlerinden biri olmuştur ve hâlâ aydınlatılamamış noktaları vardır.

Amatör telsizciliğe merak salan iki İtalyan kardeş; Achille ve Giovanni Judica – Cordiglia, Torino’nun dışında, 2. Dünya Savaşı’ndan kalma bir sığınakta dinleme istasyonu kurarlar.

 

 

İki kardeş Amerikan ve Sovyet radyo, telsiz sinyallerini dinlemekle meşguldürler. Haberleşme teknolojileri o yıllarda henüz gelişmemiş olduğundan tüm Avrupa’nın hava sahasını bu radyo sinyalleri kaplamaktadır.

1960 yılının 28 Kasım gecesinde çok ilginç bir şey olur. İki İtalyan kardeş, dünyadan gittikçe uzaklaşan bir sinyalden gelen SOS mesajını tesadüf sonucu yakalamayı başarırlar.

Bir uydu veya bir uzay aracından gelen SOS mesajı mors alfabesiyle üç kez daha gönderilir ve sinyal her defasında zayıflayarak, dünya yörüngesinden uzaklaşıp, kaybolur.

Bu garip olay duyulunca, İsviçre radyosu bu iki kardeşe radyo istasyonlarında uzay uzmanı olarak iş verir.

2 Şubat 1961 yılında yine Sovyet frekanslarını tararlarken telemetri cihazlarına, başka bir yörünge kapsülünden gelen sinyalleri yakalarlar. Bu sinyaller güçlükle nefes alan birine aittir ve bu kişinin kalp atışları gittikçe yavaşlamaktadır. Tam otuz dakika süren bu sinyali kaydetmeyi başarırlar. Daha sonra bu kayıtları dinleyen ünlü kardiyolog Profesör Dogliotti, bunun ölmekte olan bir adama ait olduğunu belirtir.

Bu olaydan iki gün sonra Sovyet basınında, yedi buçuk ton ağırlığındaki bir uydunun dünyaya dönüşü sırasında atmosferde yandığı haberleri gazetelerde çıkar. Fakat çıkan haberlerde kozmonottan tabi ki bahsedilmez.

12 Nisan 1961 yılında kardeşler, Yuri Gagarin’in de uzay uçuşunu dinlerler. Sovyet uyduların rotası Kuzey İtalya üzerinden geçtiği için bu onların işini kolaylaştırmaktadır.

Sovyetler, 16 Haziran 1963’te Vostok 6 aracını başarılı bir şekilde uzaya fırlatırlar ve uzay aracındaki Valentina Tereshkova uzaya çıkan ilk kadın olarak tarihe geçer.

 

 

VALENTİNA TERESHKOVA

 

Fakat yine ilginç bir şey olmuştur. Judica-Cordiglia kardeşler 23 Mayıs 1961’de başka bir Sovyet uzay aracına ait bir radyo sinyali yakalamışlardır.

Bağlantı atmosfere girmeye çalışan bir uzay aracıyla, dünyadaki kontrol merkezi arasındadır. Ve seslerden biri kadın kozmonota aittir. Kadın kozmonotun dramatik ses tonuna göre, bir şeyler ters gitmektedir. Bağlantı bir süre sonra kesilir, fakat başarıyla kayıt etmişlerdir.

Rusça kayıt tercüme edildiğinde, işin iç yüzü anlaşılır. Kapsülün ısı kalkanları hasar görmüştür, cihazlar düzgün çalışmamaktadır. Kadın kozmonot endişeli sesiyle, kontrol merkezinden yardım almaya çalışmaktadır. Isının gittikçe yükseldiğini söyler, çünkü kapsülün içi alev almıştır. Kontrol merkezinden kendinden emin bir ses, ona tekrar yörüngeye girmeyi denemesini söyler. Kadın kozmonot ümitsizce sorar:

“Çarpacak mıyım?’’ bağlantı burada kesilmiştir.

Üç gün sonra tekrar aynı olay yaşanır. Sovyetlerin haber ajansı TASS açıklama yapar. “İnsansız bir uydu atmosfere girerken yanarak kaybolmuştur.” Açıklamada belki de gerçekte uzaya çıkan ilk kadın kozmonotun trajik sonundan bahsedilmez.

Fakat bu olay batı basınının çok ilgisini çekmiştir. Judica-Cordiglia kardeşler bir anda ünlü olmuşlardır.

Corriere della Sera gazetesi bu konuda pek çok haber yapar. Bu haberler Sovyet basınında da çıkar.

Sovyet yetkililer; “- Bu tür haberler, onların başarılarını gölgelemek isteyenler tarafından uydurulmaktadır.-’’ şeklinde açıklamalarda bulunurlar.

İki amatör gencin, iletişim ağlarına sızmayı başarması Sovyetleri oldukça kızdırmıştır. Bir gün kapılarına kendisini muhabir olarak tanıtan bir adam gelir. Adam sanki casus filmlerinden fırlamış gibidir ve belirgin bir Rus aksanı vardır. Gerçek sonradan anlaşılır. Bu adam bir KGB ajanıdır. Bu olayın ardından Judica-Cordiglia kardeşler, İtalyan Gizli Servisi tarafından korumaya alınırlar.

 


 

Bir başka iddia da bir uçak tasarımcısının (Sergei Ilyushin) oğlu olan Vladimir Sergeyeviç Ilyushin hakkındadır. Kariyerinin büyük bir kısmını test pilotu olarak geçiren Ilyushin, 1961 yılında Yuri Gagarin’ den önce uzaya gönderilen ilk insan olmuştur.

Ilyushin’nin Dünya etrafındaki dönüşü sırasında, uzay aracındaki elektrik arızası sebebiyle yer ile olan bağlantısı kopar. Dünya etrafındaki üçüncü yörünge turundan sonra kontrolsüz bir şekilde atmosfere girer ve Çin sınırları içinde bir yere düşer.

O zaman ki teknoloji ile yumuşak inişler başarılamadığından, kozmonotlar Dünya’ya dönüş sırasında 8-10000 metre irtifada fırlatma koltuğu ile uzay aracından fırlatılır, paraşütle Dünya’ ya dönerlerdi. Fakat arıza nedeniyle uzay aracından atlayamayan Ilyushin sert bir şekilde yere çarparak ağır yaralanır. Çinliler tarafından bulunur ve tedavi edilir. Bir yıl sonra da SSCB’ ye geri döner.

Bu başarısızlığı kabul etmek istemeyen Sovyet yönetimi çıkan bütün haberleri yalanlayıp, ağır sansür uygulamıştır. Vladimir Ilyushin, 2010 yılında ölene kadar bu konu hakkında hiç konuşmadı. Bir diğer iddia, aslında kozmonotların iki kişi olduğu, diğerinin Çin Hükümeti tarafından tutulduğu sürede öldüğüdür.

 

 

VLADİMİR SERGEYEVİÇ ILYUSHİN

 


 

Soğuk Savaş yıllarıdır; Amerika ve Sovyetler arasındaki uzay yarışı devam etmektedir. 60’lı yıllarda her iki tarafta da bazı kazalar meydana gelmiştir. Hükümetler bazı olayları artık saklayamazlar.

Uzayda yürüyen ilk Amerikalı astronot Edward White’ın da aralarında bulunduğu üç astronot ay uçuşu için hazırlanırlarken, basınç kabininde çıkan yangın sonucu boğularak can vermişlerdir.

24 Nisan 1967’de Sovyet kozmonot Vladimir Komarov Soyuz 1 uzay aracıyla Dünya’ya dönerken, aracın paraşütleri açılmayınca yere çakılarak ölür.

1988 yılında James Oberg, Uncovering Soviet Diasters (Sovyet Felaketlerini Açığa Çıkarmak) adlı bir kitap yazar.

James Oberg, yaklaşık yirmi yıl NASA’da yer kontrol uzmanı olarak çalışmış, sayısız uzay uçuşlarında görev almıştı. Oberg aynı zamanda Sovyet Uzay Programı konusunda uzman bir tarihçidir.

 

 

JAMES OBERG

 

Kitapta yazanlara göre, eğitiminin son günlerinde feci bir kaza sonucu Valentin Bondarenko’nun tüm vücudu yanar. Kazadan bir süre sonra daha hayatta kalır. Fakat yanıkları o kadar ağırdır ki acılar içinde ölür. Kazanın yaratacağı olumsuz hava düşünülerek, talihsiz kozmonotun ölümü saklanır.

“Soçi Altılısı” olarak adlandırılan içlerinde Yuri Gagarin’in de bulunduğu kozmonot eğitim grubuna dâhil olan Bondarenko’nun görüntüsü, Soçi Altılısının beraber çektirdiği hatıra fotoğraflarından bile çıkarılır. 1986 yılına kadar ölümünün ayrıntılarından bahsedilmez.

 

 

SOÇİ ALTILISI

 

Kitapta başka iddialar da vardır. Çekoslovakya Komünist Partisi’nden yüksek dereceli bir yetkilinin anlattıklarına göre; 50’li yılların sonlarına doğru Sibirya’da yapılmış yörünge-altı uçuş testleri ve roket fırlatma denemelerinde çok sayıda test pilotu hayatını kaybetmiştir. Bu pilotların kimlikleri hâlâ bir sırdır.

Eğer Yuri Gagarin’in de görevi başarısızlıkla sonuçlansaydı, kim bilir belki onunda adı kimse tarafından bilinmeyecek, kimliği bir sır olarak kalacaktı. (Zaten bu denemelerde daha ilk uçuşta başarı oranı yüzde kaç olabilir ki?)

1980 yılının eylül ayında Kübalı Arnaldo Tamayo-Mendez, Sovyetlerin Soyuz 38 programı kapsamında, misafir kozmonot olarak uzaya gönderilir. Ülkesine döndüğünde bir kahraman gibi karşılanır.

Fidel Castro o gün verdiği bir demeçte, yıllar önce Sovyetlerin Kozmonot Eğitim Merkezi ZVEZDNY GORODOK ziyaretinde gördüklerini anlatmıştı;

Yuri Gagarin, Castro’nun ziyaretinden kısa bir süre önce bir uçak kazasında hayatını kaybetmiştir. Castro onun çalışma odasını gezmiştir ve anlattığına göre eşyaları, açık bıraktığı kitabı, üniforması hiç ellenmeden olduğu gibi durmaktadır. Odasındaki bütün saatler onun kaza yaptığı zamanı gösterir gibi ayarlanmıştır.

Castro, başka bir odaya geçer. Burası “Şehitler Odası” olarak adlandırılmıştır. Odanın girişi çok sıkı bir şekilde korunmaktadır. Bütün duvarlarda Sovyet uzay programında hayatlarını kaybedenlerin fotoğrafları asılıdır. Castro, gördüklerini hiç unutamamış ve şunları söylemişti:

“Sayısız kahramanlar vardır ki, hayatlarını uzay çağının başlaması için feda etmişlerdir.”

 


 

24 Nisan 1967 yılında, Vladimir Komarov Dünya’ya dönüşte hayatını kaybeden ilk insan olmuştu. Komarov, Soyuz 1 uzay aracının atmosferden Dünya’ya girerken paraşütün açılmaması sonucu, yere çakılarak feci şekilde hayatını kaybetti.

Jamie Doran ve Piers Bizony’in kaleme aldığı Starman (Yıldız İnsan) adlı kitapta, Amerikan istihbaratının İstanbul üzerinden Vladimir Komarov ve Sovyet Başbakanı Aleksey Kosıgin arasındaki son konuşmayı dinlediği iddia edilmişti. Sovyet basını da bu iddiayı doğrulamıştı. İstanbul’da Amerikan casus istasyonundaki (TUSLOG) istihbarat görevlisi Perry Fellwock bu diyaloğu dinleyen kişidir.

Fellwock’a göre; Başbakan Kosigin Sovyet Uzay Uçuş Merkezi’nden videofonla ölmek üzere olan Komarov’a bağlanırken gözyaşlarına hâkim olamaz, kozmonota “Sen bir kahramansın!” der ve Komarov ölmeden önce Başbakan’a ailesini emanet eder.

Sovyetler’in uzay programı çerçevesinde Albay Komarov’un mürettebatı olduğu Soyuz 1, gece fırlatılan ilk insanlı uzay aracı olacaktı. Fakat testleri yapılmayan Soyuz 1’in uzaya gitmesi oldukça tehlikeliydi. Ancak uzay yarışlarındaki siyasi baskılar nedeniyle uçuşun iptali söz konusu olamazdı.

Soyuz 1’in kalkışından sonra güneş panelleri açılmadı ve güç kaybı meydana geldi. Beklenen diğer tehlikeli olasılıklarda üst üste gelince, Komarov’un inişi gerçekleştirmesi neredeyse imkânsızdı. Komarov tabi ki saatlerce uyumamış, uzay aracını düzeltmeye çalışmıştı. En sonunda kontrol yetkililerine ölmek üzere olduğunu bildiğini söyledi.

 

 

VLADİMİR KOMAROV

 

Sovyet yetkililere göre Vladimir Komarov, son konuşmalarında eşi Valentina Komarov’a soğukkanlı bir şekilde veda etti ve cesurca ölüme gitti.

Fakat konuşmaları İstanbul’daki dinleme merkezinde kısa dalgadan yakalayan Amerikalılar ise, Komarov’un son saniyelerinde göz göre göre ölümüne sebep olan bütün Sovyet yetkililere hakaret ederek “Beni bu bozuk uzay aracının içine koydunuz, beni öldürdünüz!” diye öfke içinde ağladığını iddia ettiler.

Vladimir Komarov, öldüğünde kırk yaşında iki çocuk babasıydı. En yakın arkadaşı ve bu ölüm uçuşundaki yedek astronotu Yuri Gagarin’di. Ölümünden sonra Sovyetler Birliği Kahramanı Nişanı ve Lenin Madalyası’yla ödüllendirildi. Uzay aracının dünyaya çarparak patladığı yerden alınan külleri, Kremlin duvarına diğer Sovyet büyüklerinin yanına defnedildi. (Komarov’a ait olduğu iddia edilen son telsiz konuşmasını internette dinleyebilirsiniz.)

 

 

KOMAROV’UN CENAZESİ

 


 

Bu arada Amerikalıların uzay çalışmaları son sürat devam ediyordu.

Ve nihayet 16 Temmuz 1969 yılında sadece Amerika için değil, bütün insanlık için önemli bir gün gelip çatmıştı:

APOLLO PROJESİ (İnsanlı ay yolculuğu projesi)

Apollo 11 ekibi güne kahvaltı ve NASA’nın yöneticisi Dr. Thomas O. Paine’le toplantı yaparak başladı. Ay’a atılacak adıma şahit olmak için, Apollo 11 fırlatışını izlemek amacıyla 700 bin Amerikalı Florida’da ki Kennedy Uzay Üssü’nün civarına toplanmıştı.

2020-08-25T20:44:49+03:0031 Ekim 2018|Az Bilinenler, Olaylar|Uzay Yarışları için yorumlar kapalı