Nanking Katliamı

/, Olaylar/Nanking Katliamı

Nanking Katliamı

1928 yılında Pekin, Çin İmparatoru’nun emriyle başkentlikten çıkarıldı. Ve yerine katliamın yapıldığı yer olan Nanking başkent yapıldı.

1931 yılında Japonya, Çin’in kuzeyinde bulunan Mançurya bölgesine çıkartma yaptı ve bölgeyi işgal etti. Japonlar, burada Manchukuo adında, bağımsız kukla bir devlet kurdu.

18 Şubat 1932’de Japonya, Qing Hanedanı’nın son imparatoru olan “Puyi” yi, Manchukuo’nun yöneticisi olarak ilan etti. Fakat bu ülke, dünyanın diğer pek çok ülkesi ve Milletler Cemiyeti tarafından tanınmadı ve Çin’in bir parçası olarak sayıldı.

 


 

Japonya’nın amacı; Manchukuo’nun zengin madenlerini sömürmekti. Ve bunda da başarılı oldu. Bu olaylar Çin-Japonya nefretini körükledi. 1937 yılında Şanghay’ın iki ülke için de hedef olması, savaşa sebep oldu.

Bu savaşta çok kolay bir galibiyet alacağını düşünen Japonlar, karşılarında kuvvetli ve dirençli bir Çin Ordusu bulmuşlardı. Savaş, 1937 yılında Kasım ayının ortalarında Japon Ordusu’nun üstünlüğüyle sona ermişti. Bu savaş 400 bin insanın ölümüne sebep olmuş, kazanmalarına rağmen Japonlara pahalıya patlamıştı.

 


 

Herkes savaş bitti diye düşünürken, Japon İmparatorluğu yeni hedefini açıklamıştı:

“Bütün ordular Nanking’i işgal etmek için hazırlansın. Evinize, Japon adasına değil, Nanking’e yürüyeceksiniz!” Bu emir Şanghay savaşından dolayı, Çinli asker ve sivillerden intikam almak için büyük bir fırsattı.

9 Aralık’ta şehir kuşatılmıştı. Kuşatmadan önce Japon İmparatorluğu Ordu Komutanları, Çin Ordu Komutanlığı’na seslenen bir bildiri yayınlamıştı.

“Japon Ordusu, Çin sivillerine ve askerlerine hiçbir nefret emaresi göstermeden nazik ve cömert davranacaktır. Fakat kendisine karşı koyanlara öfkeyle doludur. Yarına kadar cevap verilmezse Japon İmparatorluk Ordusu’nun saldırmaktan başka şansı kalmayacaktır.” şeklinde ültimatom vererek, 10 Aralık gününü beklemeye başlamıştı.

Çin Ordusu ise ültimatomu reddetmiş, askerlerine; “son adam şehirde ölene kadar” savaş emri vermişti.

10 Aralık 1937’de gece 00:00’da süre dolmuştu. Fakat Japonlar, Çinlilerin bu teklifi düşünmeleri için 1 saat daha süre verdiler ve elçilerle birlikte Nanking girişinde beklemeye başladılar.

01:00’da Japon saldırısı başladı, 13 Aralık 1937’de Çin Ordusu’nun çekilmesiyle son buldu. Çin Ordusu halkını savaşması için zorlamış, sivilleri güvenli bölgeye taşımamış, halkının elindeki pek çok değerli eşya ve gıda ürünlerini çalmıştı. Çin sivilleri, Japon Ordusu’nun kendilerine iyi davranacakları gibi bir yanılgıya düşmüşlerdi.

 


 

13 Aralık 1937 günü Japon askerleri şehre girer girmez katliam başlamıştı. Kendilerine yağma ve tecavüz hakkı verilen askerler, teslim olan silahsız askerleri kurşuna dizerek öldürüyordu. Ana caddeler ve ara sokaklar cesetlerle dolmuştu.

Kendilerine hiçbir zarar veremeyecek olan yaşlıları bile öldürüp, sokaklara atıyorlardı. Ele geçirilen askerler ya da tutuklu ilan edilenler, şehirdeki büyük nehirin önünde kurşuna diziliyorlar veya sopalarla dövülerek öldürülüp nehire atıyorlardı.

Öldürülen savaş tutsaklarının sayısı 55 binden fazlaydı. Japonlar üç aydan kısa bir sürede 300 bin kişiyi öldürdü. Resmi evraklar ve fotoğraflarla desteklenen bilgilere göre, katliam inanılmaz boyutlardaydı. On binlerce kadın tecavüze uğrayıp öldürülmüş, bir kısmı da Japon ordu genelevlerine yollanmıştı. Siviller korkunç şekillerde öldürülüyor, diri diri gömülüyor, toplu olarak ateşe veriliyor ve akla hayale gelmeyecek şekilde infazlar yapılıyordu.

Fotoğraflarda kafaları ipe dizilmiş, diri diri birbirine bağlı gömülmüş insanlar, süngüye takılmış bebekler görmek mümkün.

 

 

 

“Tokyo Nichi Nichi Shimbun” gazetesine göre; Japon askerleri ellerine aldıkları katana kılıçlarıyla önlerine dizilmiş Çinli esirleri aynı anda öldürmeye başlıyorlar, on dakika içinde en çok esir öldüren bu korkunç yarışmayı kazanıyordu. Bu gazetenin küpürü ve kullanılan kılıçlar, Çin Cumhuriyeti Askeri Müzesi’nde bulunmaktadır.

2. Dünya Savaşı bittikten sonra katliamın sorumlularından olan General Hisao Tani, Savaş Suçları Mahkemesi’nde yargılanmış, General Iwane Matsui tutuklanmıştır.

Katliama karışan diğer isimlerden Prens Kanin Kotohito 1945’ten önce ölmüş, İsamu Cho savunması sırasında intihar etmiş, Prens Yasuhiko Asaka ise Japon İmparatorluk ailesinden olduğu için “dokunulmazlık” hakkını kullanarak yargılanmadan muaf tutulmuştur.

 


 

Nanking Katliamı ile ilgili birkaç film çevrilmiştir. Bunlardan en ünlüleri “Savaşın Çiçekleri” ve “Nanjing! Nanjing!” dir. (Film çok kan ve vahşet içerdiği için siyah-beyaz olarak çekilmiştir.)

Fakat filmlerden en başarılı olanı kuşkusuz, gerçek bir hayat hikayesinin anlatıldığı, katliamın gözler önüne serildiği “John Rabe” dir. Film dünyada hiç ses getirmedi, belki de görmezden gelindi.

 

 

Film Alman-Çin yapımıdır. Gerçek hayatta John Rabe bir Nazi’ydi ve Hitler’in de yardımıyla 200 binden fazla Çinlinin hayatını kurtarmıştı. Çinliler Rabe’yi halk kahramanı ilan ettiler ve o yıllarda Nanking’de yaşadığı evi müze haline getirerek, önüne Rabe’nin heykelini diktiler.

 

2020-08-25T20:45:21+03:0031 Ekim 2018|Az Bilinenler, Olaylar|Nanking Katliamı için yorumlar kapalı