Kim Jong-İL

//Kim Jong-İL

Kim Jong-İL

 

Kim Jong-İl (16 Şubat 1942 Vyatskoye, Rusya – 17 Aralık 2011 Pyongyang, Kuzey Kore)

Kuzey Kore’nin eski lideri, Ulusal Savunma Kurulu Başkanı, Kore İşçi Partisi Genel Sekreteri ve Kore Halk Ordusu Başkomutanı.

Yönetimi, babası Kim İl-Sung’un ölümü üzerine 1994’te devralmış ve ülkenin tek hâkimi olmuştur.

 


 

Kim, dağılan Sovyetler Birliği’nin resmi kayıtlarına göre, 1941 yılında Kuzey Kore’nin kurucusu olan babası Kim İl-Sung sürgündeyken, Sibirya’da dünyaya geldi.

Ülkesinin resmi kayıtlarında ise Kuzey Kore liderinin 16 Şubat 1942 günü Kore’deki Baekdu Dağı’nda yer alan, gizli bir askeri kampta doğduğu belirtiliyor.

 


 

1964 yılında Kim İl-Sung Üniversitesi’nin, siyaset ve ekonomi bölümünden mezun oldu.

Kim, 1964 yılında, Kore İşçi Partisi’nin merkez komitesinde çalışmaya başladı. 1973’de komitenin sekreteri olarak seçildi.

1974’de Merkez Komitesi Siyasi Büro üyesi oldu. Ekim 1980’den itibaren Politbüro üyesi, Kore İşçi Partisi Merkez Komitesi Sekreteri, Merkez Askeri Komisyonu Üyesi, 1982 ile 1998 yılları arasında Yüksek Halk Meclisi Yardımcısı oldu.

Aralık 1992 ile Nisan 1993 yılları arasında Kore Halk Ordusu Başkumandanı aynı zamanda Ulusal Savunma Komisyonu Birinci Başkan Yardımcılığı, ardından da Başkanlık görevlerini yürüttü.

Ekim 1997’de Kore İşçi Partisi Genel Sekreteri oldu. Kim’e onursal bir unvan olan “Kuzey Kore Halk Cumhuriyeti Kahramanı”, Nisan 1992’de de Kuzey Kore Mareşali unvanı verilmişti. (İnanılmaz bir kariyer!?)

 


 

Babası Kim İl Sung’un 1994’deki ölümüyle üç yıllık resmi yas ilan edildi. Bütün ülke sokağa dökülmüş, insanlar üstünü başını parçalayarak ağlıyorlardı.

Bazı söylentilere göre Yüce Lider’leri oğluyla arasında geçen hararetli bir tartışma sırasında ölmüş, müdahale etmek isteyen doktorlara Kim Jong İl izin vermemişti. Cenaze kortejini götüren beş helikopterden ikisi düşmüş, doktorlarla korumalar ölmüştü. Bu olay söylentileri daha da artırmıştı. Fakat hiçbir diktatörün ölümü normal karşılanmamıştı ki zaten…

 


 

Kim Jong-İl’in Kuzey Kore’si, Sovyetler Birliği’nin yıkılmasından sonra dış ticarette yaşanan düşüş ve uygulanan uluslararası ambargolar sebebiyle; 1990’ların ortalarında kıtlıklar ve ekonomik çöküş yaşadı.

Bu durumun üzerine ağır sel felaketlerinin de eklenmesi sebebiyle 220 bin den fazla Kuzey Koreli bu dönemde yaşamını yitirmiştir.

 


 

Kuzey Kore, ABD ile 1994 yılında nükleer silah programını sona erdirmeye yönelik bir anlaşma imzalasa da ülkenin yıllar sonra bu süreçte nükleer faaliyetlerine devam ettiği anlaşıldı.

 


 

Kim Jong-İl 2000’li yıllarda “gün ışığı siyaseti” adı verilen bir girişimle, dönemin Güney Kore lideri Kim Dae Jung ile yakınlaşma adımları attı. Bu buluşma “İki Kore’yi ayıran duvar yıkılıyor!” diye, dünyada büyük bir heyecan uyandırdı.

İki liderin görüşmelerine paralel olarak, Amerika ile temaslar da arttı.

 


 

Koreli sporcuların müsabakalara ortak takımlar yollaması, bölünen ailelerin birbirlerini ziyaret etmesi gibi iyi niyet adımları atıldı. Kim Dae- Jung bu sebeple 2000 yılında “Nobel Barış Ödülü” aldı.

 


 

Bu iyimser hava 2002 yılında, Kuzey Kore’nin nükleer programı konusundaki endişeleriyle bozuldu. ABD’yi kendisine verilen sözleri tutmamakla suçlayan Kuzey Kore lideri, BM nükleer silahların yayılmasını önleme anlaşmasından çekildi.

 


 

Fakat olayların gerçek yüzü daha sonra ortaya çıktı. Kim Dae -Jung’un, Nobel Barış Ödülü’nü kazanmak için Kuzey Kore’ye yüz milyon dolar rüşvet ödediği ve aracı olarak da sanayi devi Hyundai’yi kullandığı anlaşıldı.

 


 

Bağımsız Savcı Song Doo – Hvan yetmiş gün süren soruşturma sonunda, Kim Dae Jong’un yüz milyon dolar yollamasıyla, tarihi zirve arasında bağlantı olduğuna karar verdi.

Otomotiv devi Hyundai, Kuzey Kore’ye beş yüz milyon dolar para aktarmıştı. Bunun dört yüz milyon dolarının ticaret ve yatırım amaçlı, yüz milyon doların da Kim Dae -Jong’un yolladığı zirve rüşveti olduğu belirtildi.

Kuzey Kore’ye yasa dışı yollardan ödenen beş yüz milyon doların ardında Hyundai’nin patronu Çung Ju -Yung bulunuyordu.

Yaşanan bu skandalın ardından Hyundai Asan Co. Şirketinin başkanı, aynı zamanda Çung Ju -Yung’un beşinci çocuğu olan, Çung Mong – Hun intihar etti.

Seul’deki şirket binasının on ikinci katından atlayan Çung, ardında dört sayfalık bir intihar notu bırakmış, mektubunda “Hepinizin beni, yaptığım aptallıktan ötürü affedeceğinizi umuyorum.” yazmıştı. Çung Mong-Hun intihar etmeseydi, mahkeme tarafından sorgulanacaktı.

 


 

2002 yılında Kuzey Kore nükleer reaktörünü tekrar başlatmış ve BM gözlemcilerini ülkeden çıkarttırmıştı.

 


 

Kuzey Kore’nin 2006 ve 2009’da nükleer testler yapması çok büyük endişe yaratmıştı.

2007 yılında altı-uluslu (K.Kore, G.Kore, ABD, Rusya, Çin, Japonya) görüşmelerde Kuzey Kore nükleer yakıt karşılığında, ana nükleer reaktörünü kapamayı kabul etti.

Atom programını durdurmak anlamına gelen bu adım karşılığında Kuzey Kore, ABD’den her yıl bir milyon ton motorin yakıtıyla, iki milyon kilowatt enerjiyi hibe olarak almak için anlaştı.

 


 

2009 yılında ise Amerikan Washington Post Gazetesi, Kuzey Kore’deki çalışma kamplarıyla ilgili tüyler ürpertici bir raporu haber yapmıştı. Rapora göre Kim Jong İl yönetimine muhalif 200 bin kişi, çok zor koşullar altında yaşam mücadelesi veriyordu.

Rapor, kamplarda yatmış eski mahkûm ve muhafızların ifadelerine dayanıyordu. Buna göre yetersiz beslenme ve günde 12-15 saat süren zorlu çalışma temposu yüzünden mahkûmlar dişlerini kaybediyor, kemikleri zayıflıyor, ortalama elli yaşında can veriyorlardı.

Sabun, çorap, iç çamaşırı gibi hayatın vazgeçilmez ihtiyaçlarından mahrum bırakılan mahkûmlar, tek takım kıyafetle yaşam savaşı veriyor, kaçmak isteyenler ibret olsun diye infaz ediliyordu.

 


 

Kuzey Kore Milli Futbol Takımı ve teknik kadrosu, 2010 Dünya Kupası’ndaki başarısız performanslarının ardından ülkelerine döndüklerinde çok sert cezalarla karşılaştı.

Apar topar görevden alınan teknik direktör Kim Jong-Hun zorla inşaat işçisi yapıldı ve Kore İşçi Partisi’nden atıldı. Radio Free Asia ve Güney Kore’nin haber kanallarına göre, bütün takım Halk Kültür Sarayı’nda zorla sahneye çıkarılarak, Spor Bakanı Pak Myong-Chol tarafından rezil edildi. Altı saat süren ceza faslını 400 hükümet görevlisi, öğrenciler ve gazeteciler izlemişti.

 


 

Kim Jong-İl, 2011’de trenle yaptığı bir yolculuk sırasında, kalp krizi geçirerek, 69 yaşında hayatını kaybetti. Kim nükleer silahlara sahip, diplomatik açıdan tecrit edilmiş, can çekişen bir ekonomisi olan Kuzey Kore’yi demir yumrukla on yedi yıl yönetmişti.

Kuzey Kore liderinin ölümü, Asya borsalarında düşüşe de yol açmıştı. Kim’in yerine küçük oğlu Kim Jong-Un geçti.

 


 

Kabarık saçları, uçak korkusu, Hollywood filmlerine olan tutkusu, iri gözlükleri ve yüksek platform tabanlı ayakkabıları ile ünlenen Kim, dünyanın en esrarengiz politikacılarından biri olarak görülüyordu.

 

 

Devlet medyasını istediği gibi kullanabilen Kim hakkında; devlet arşivlerinde, kitaplarda, televizyon ve radyo arşivlerinde inanılmaz bilgiler mevcut. (!?)

Kuzey Kore’nin “Sevgili Lider” inin doğuşu, ülke tarihinde olağanüstü bir dönemin başlangıcını müjdelemiş. Doğduğu zaman gökyüzünde bir kırlangıç ve ikili bir gökkuşağı oluşmuş!

Doğduğu gece de gökyüzünde yeni bir yıldız oluşmuştu ve o günden itibaren başarılarının listesi uzamaya başladı.

Üç haftalıkken yürümüş, sekiz haftalıkken konuşmaya başlamış!

İki yaşındayken, Kore halkının geleceğine dair manifesto yazmıştı.

Resmî açıklamalara göre (!?) 1964’te Kim İl-Sung Üniversitesinden mezun olan Kim, burada bin beş yüz kitap yazmış ve bu kitaplar devlet kütüphanesinde saklanıyormuş.

Ayrıca müzik tarihinin en iyileri olduğu söylenen, tam altı tane opera yazmış.

Devlet medyasındaki haberlere göre “Sevgili Lider” iyi bir koşucu, yüzücü, jokey ve satranç ustasıydı.

Kuzey Kore Hükümeti’ne göre mikrodalga fırını, radyal lastiği ve hologramı bulan da Kim!

Yeni bir golf sahası yaptırmış ve bu konuda çok yetenekli olduğunu keşfetmişti. Golf sopasını eline ilk aldığında, par sayısından 38 eksik çekmiş ve bir rauntta 11 tek atışı isabet ettirmişti. (!?)

Kuzey Kore’nin resmi basın yayın organları Kim Jong-İl için “olağanüstü yetenek ve özelliklere sahip” tanımlamalarında bulunuyordu. Devlet medyasına göre, Kim’in gittiği yerlerde çiçekler aniden açardı ve bir yaş gününde gökyüzünde gökkuşağı belirmişti.

 


 

“Sevgili Lider” beyin egzersizi yapmak amacıyla kadrosunda çalışan bütün devlet memurlarının telefon numaraları ve bilgisayar şifrelerini ezberlerdi.

İnanılmaz hafızası ile şaşırtan lider; uriminzokkiri isimli web sitesine açıklama yapmış, her sabah erkenden kalkıp ezber jimnastiğine başladığını söylemiş ve beynin sık sık kullanılması durumunda hafızasının gelişeceğini belirterek, çalışanlarına hafıza yeteneklerini geliştirmeleri tavsiyesinde bulunmuştu.

 


 

Kim Jong-İl, 2000 yılında Gogigyeopbbang’ı, birebir çevirisi -etli duble ekmek- (hamburger) icat etti.

 


 

Kuzey Kore liderinin güçlü bir hafızası vardı. Öyle ki, bir cenaze töreninde yüzlerce askerin mezarının bulunduğu mezarlıkta, yanından geçtiği her mezarda yatan askerin karakterini, başarılarını, sevip sevmediği şeyleri ve ölen askerin aile bireylerinin adlarını saydığı söylenirdi. (!?)

Ülkede komünizmi yaymak için sürdürdüğü olağanüstü çabalar onu uyku uyumayan biri haline getirmişti. Bir keresinde, fabrika işçilerine, köylülere ve askerlere gündelik işlerle ilgili emirler vermekle geçirdiği aylar boyunca, tek bir gece bile rahat bir uyku uyuyamadığını söylemişti. Oysaki uykusuz adam Kim, araba kullanırken bile kestirebiliyordu.

 


 

Resmi hayat hikâyesine göre Kim, Kuzey Kore televizyon sanayisinin gelişmesine yardım etti. Kore tarihi üzerine bir tezin yanı sıra operalar, oyunlar yazdı ve bunların hepsini hem de yirmi üç yaşından önce başardı!

 


 

Ülkenin dört bir yanında müzeler açtı. Sinema oyuncuları yetiştiren bir stüdyo kurdu. 1967’de “Beş Gerilla Kardeş” adlı ilk filmini çekti. Bunu aralarında “Kan Denizi” adlı bir filmin de olduğu, bazıları ödül alan öteki filmler izledi.

 


 

Kim’in mühendislik alanındaki uzmanlığı, hidroelektrik nükleer santrallerin işletmesinden, en son teknolojik düzeyde bilgisayar devrelerinin tasarımından, taşkın kapakları ve sulama kanallarının inşasına kadar uzanan geniş bir yelpazeyi kapsıyor.

Resmi yayın organları “Elektronik mühendisliğindeki derin bilgisi, kendisini dinleyen bilim adamlarının saygı ile önünde baş eğmelerine neden oldu.” diye yazmıştı.

 


 

Kim Jong-İl kısa boyluydu (1.57cm) ama platform topuklarla ve çok sevdiği kabarık saç modeliyle bu boy sorununu hallediyordu. Resmî törenlerde yanında duranlar için seçilme kıstası da kısa boylu olmalarıydı.

En sevdiği tulumunu giydiğinde, biraz belli olan bir göbeğe sahipti.

 

 


 

Kim’in döneminde, ülkede bol bol demokrasiden söz edilirdi. Kanıt olarak da her beş yılda bir seçimler yapılırdı. Ancak seçime sadece bir kişi katılır ve kazanırdı; Kim Jong-İl.

 


 

1998’de anayasa değiştirilerek, babası Kim İl- Sung “sonsuza dek devlet başkanı” ilan edildi. Böylelikle tarihte öldükten sonra devlet başkanlığını sürdüren tek lider oldu.

 


 

Ülkesi açlıktan kırılırken, on bin şişe iyi şarap ve her sene kendi kullanımı için ithal edilen -700 bin dolar değerinde- en iyi konyaklardan oluşan bir mahzeni vardı. Hennessy’nin en büyük müşterisinin Kim Jong-İl olduğu söylenir.

 


 

Ünlü aşçı Kenji Fujimoto, ona dünyadaki en lüks sushiyi hazırlaması için işe alındı; Japon balığından yapılan fugu.

Efendisinin gurmelikteki aşırı davranışlarını anlatan kitabında Fujimoto, Kim Jong-İl’in “Balığı neredeyse hâlâ nefes alıp verir ve çırpınırken yiyecek kadar taze sevdiğini” yazar. Canlı ıstakozlar Sibirya’dan, Moskova’ya gitmek üzere trene bindirilir, daha sonra uçakla Kore’ye taşınırdı. Ülkesindeki amacı, sadece Jong İl’in hayatını uzatmak olan bir enstitüde – Kuzey Koreliler açlık çekerken- yalnızca onun için yiyecek üretilirdi.

 

 


 

2006 yılında “Sevgili Lider”in halkı için ürettiği nazik bir düşüncesi – devasa Alman tavşanları üreterek kıtlığı azaltma planı – boşa çıktı. Çünkü tavşanları besleme maliyetinin, tavşanların etlerinden elde edilebilecek birikimleri sıfırlayacağı kesindi.

 


 

Kuzey Kore’nin resmi internet sitesinin açıldığı 2003 yılında ülkede internete girme lüksü sadece Kim Jong-İl’e aitti. Hatta ülkesini ziyaret eden o dönemin ABD Dışişleri Bakanı Madeleine Albright’dan e-mail adresini istemişti.

2020-08-26T10:23:54+03:0023 Ekim 2018|Kişiler|Kim Jong-İL için yorumlar kapalı